Nedir.Org *
admin

Doğal Kaynaklar Nedir

Okunma : 5439
Doğal Kaynak Nedir Özet : Doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan toprağın hem kendisi, hem de altında ve üstünde yer alan yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklara doğal kaynak denir. Örneğin: doğa, toprak, hammadde gibi.


Doğal Kaynak Nedir Detay : Doğada kendiliğinden oluşmuş, insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan, meydana gelme aşamasında insanın herhangi bir rolünün bulunmadığı bütün zenginlik kaynakları “doğal kaynak” olarak adlandırılır. Kısaca doğada bulunan ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her şeye denir. Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler Dünya'nın doğal kaynaklarını oluşturur. Dünya üzerinde yapılan pek çok faaliyetin temelinde doğal kaynaklar vardır. Diğer faaliyetler bu kaynaklar üzerinde şekillenir. Örneğin, tarım aslında beşeri bir faaliyettir. Ancak faaliyetin esas kaynağı doğal bir kaynak olan tarım topraklarıdır. Aynı şekilde sular da doğal bir kaynak olup bu ortamda yapılan ulaşım, turizm, su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği gibi etkinlikler birer beşerî faaliyettir.
 
Ayrıca doğal kaynaklara ilgili bir diğer hususta insansız bir doğada doğal kaynakların hiçbir hükmü yoktur. Geniş açıyla bakınca insan dışındaki her türlü doğada bulunan varlıklar doğal kaynaktır.
 
Tarımda kullanılan topraklar, bitki ve hayvanlar, maden filizlerine sahip kayalar, petrol, kömür, uranyum, inşaatlarda kullanılan taşlar, güneş ışığı, hava, su gibi insan ve çevresini etkileyen tüm faktörler doğal kaynak ifadesi ile belirtilir Çünkü herhangi bir varlığa kaynak hükmü insan sayesinde verilmektedir.
 
İktisadi gözle bakılınca üretim faaliyetleri içinde emek önemli bir faktör olduğu için insani dahi doğal kaynaklar içinde sayan ekonomik görüşler vardır.

Doğal Kaynaklanın Sınıflandırılması

Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik gösterir. Örneğin, günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem, evlerimizde kullandığımız eşyalar birer doğal kaynak ürünüdür. Çeşit bakımından zengin olan doğal kaynaklar değişik ölçütler göz önüne alınarak sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma temelde tükenebilen doğal kaynaklar ve tükenmeyen doğal kaynaklar şeklinde olmaktadır. Şimdi bu sınıflandırmanın hangi ölçütlere göre yapıldığını aşağıdaki kavram haritasını inceleyerek görelim.

A - Tükenmeyen Doğal Kaynaklar

1 - Daimi Kaynaklar

a) Rüzgar
b) Su
c) Güneş
d) Dalga

2 - Belli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar

a) Orman
b) Jeotermal Kaynaklar
c) Toprak
d) Hava

B - Tükenen Doğal Kaynaklar

a) Petrol
b) Doğal gaz
c) Kömürler
d) Madenler

Doğal Kaynakların Faydaları

Doğal kaynakların insan ve toplum hayatında çok önemli bir yeri vardır. Yaşamı fonksiyonel hâle getiren araç ve gereçlerin tamamına yakını doğal kaynaklardan sağlanmaktadır.

İnsanlar da doğadaki her canlı gibi yaşamak için madde ve enerji kullanmak zorundadır. Canlılar madde ve enerji ihtiyaçlarını doğal kaynakları kullanarak karşılarlar. İnsanlar ilk çağlardan itibaren doğal kaynaklardan farklı şekillerde yararlanmışlar, bunun sonucunda da medeniyetler ortaya çıkmıştır. Sanayi toplumu, uzay çağı ve bilgi toplumunun doğuşu da doğal kaynaklardan sağlanan ürünler sayesinde gerçekleşmiştir.
 
Etrafımıza baktığımızda insan eliyle yapılmış yollar, köprüler, fabrikalar, binalar, otomobiller, barajlar görürüz. Bir an olsun dünya üzerinde insan faaliyetlerinin hiç olmadığını ya da yaşanmadığını düşünelim. O zaman dünyadaki değişim doğal haliyle devam edecekti Oysa doğa insan faaliyetleri sonucunda şekillenmekte, insanların yaşadıkları alanları kendilerine uyarlaması ile farklı bir boyut ve özellik kazanmaktadır.
 

Doğal Kaynak ve Ekonomi İlişkisi

1- Büyük sermaye ve doğal kaynaklara sahip gelişmiş ülkeler, doğal kaynaklardan etkin şekilde faydalanma yollarını aramaktadır. Örneğin, Rusya Federasyonu'nda zengin doğal kaynakları vardır. En önemli yeraltı kaynağı petrol, doğal gaz ve demirdir. Ayrıca Sibirya'daki ormanlar ülke için büyük bir zenginlik kaynağıdır. Rusya Federasyonu özellikle zengin petrol, doğal gaz ve demir yataklarını verimli biçimde kullanmaktadır. Ülkenin en önemli gelir kaynakları arasındadır. Bu sayılan ürünlerde dünyada en önde gelen ihracatçılardan biridir.

2-Zengin doğal kaynaklara sahip bazı ülkeler teknik bilgi ve sermaye bakımından yetersiz oldukları için yeterince gelişe­memişlerdir. Örneğin Nijerya Afrika'nın en çok petrol üreten ülke­si olmasına rağmen halkın büyük bir kısmının geliri ve yaşam standardı çok düşüktür.
 
Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere doğal kaynaklar, ülkelerin ekonomik gelişimlerini belir­lemede önemli bir faktördür. Ekonomiyi oluşturan faktörler; tarım, sanayi ve hizmet sektörlerdir. Bu sek­törler, doğal kaynaklara bağlı olarak kurulur ve gelişir. Dolayısıyla ülke ekonomileri ile doğal kaynaklar arasında sıkı bir ilişki ardır.
 
3-Doğal kaynaklar yönünden fakir ancak sermaye, iş gücü ve teknoloji açısından zengin olan ülkeler; dışarıdan ham madde alıp işleyerek açıklarını kapatmaktadır. Örneğin, Japonya doğal kaynak türü ve rezervi bakımından çok fakir olmasına rağmen yukarıda ifade edilen özelliklerini kullanarak bu alandaki açığını kapatmıştır.
 
Moğolistan, Afganistan gibi geri kalmış ve doğal kay­nak yönünden fakir olan ülkeler ise zaten kıt olan kaynaklarından teknik ve sermaye eksikliği yüzün­den etkin bir şekilde faydalanamamaktadır.
 
Doğal kaynaklara önemini kazandıran asıl faktörler, dünya nüfusunun artışı ve sanayideki teknik gelişmelerdir. Nüfus artışı pazar alanı oluştururken teknik icatlar ve üretimdeki sistem değişiklikleri farklı doğal kaynaklara yönelme ihtiyacını arttırmıştır. Sınırsız olan insan ihtiyaçları sınırlı düzeydeki doğa kaynakların işletilmesi ile karşılanmıştır. Doğal kaynaklardaki üretim artışı, dünya sanayi ve ticaretçinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.
 

Doğal Kaynaklar ve Kalkınma

Kalkınmakta olan bir ülke güvenilir, devamlı ve bol kaynaklara ihtiyaç duyar. Bu kaynakların başında insan kaynakları ve doğal kaynaklar gelir. İnsan faktörünün olmadığı bir ortamda, özellikle de yetişmiş insan gücünün olmadığı yerde doğal kaynaklar bir anlam ifade etmez. Çünkü kaynakları çıkartan, şekillendiren, başka kaynaklarla birleştirerek yeni kaynak üreten ve bütün bunları kendi ihtiyaçları için kullanan insandır.
 
İnsan, var oluşundan bugüne doğal kaynaklardan faydalanmıştır. Ancak bu kaynaklar esas önemini Sanayi Devrimi ve sonrasındaki gelişmelerle kazanmıştır.

Teknik icatlar ve gelişmeler, kaynakların işletilmesini büyük ölçüde kolaylaştırmış ve böylece doğal kaynakların önemi daha da artmıştır. Bazı toplumlarda ulaşılan refah düzeyi, aslında doğal kaynakların rasyonel ve en akılcı bir biçimde işletilmesi ve sanayi ham maddesi olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
 
Doğal kaynaklar, ülkelerin en önemli ekonomik güçleridir. Kalkınma modellerini öncelikle öz kaynaklarına dayandıran ve eksiklerini dış kaynaklarla destekleyen ülkeler, kalkınma sürecini istikrarlı bir şekilde alabilmişlerdir.
 
Günümüzde de dünya nüfusunun artışı ve sanayideki teknik gelişmeler do­ğal kaynaklara olan ihtiyacı her geçen gün artırmaktadır. Nüfus artışı, pazar alanları oluştururken teknik icatlar ve üretim hızının artması farklı doğal kaynaklara yönelme ih­tiyacını artırmıştır. Sınırsız olan insan ihtiyaçları sınırlı düzey­deki doğal kaynakların işletilmesi ile karşılanmaya çalışılmaktadır.
 
Doğal kaynaklar her zaman kalkınma açısından faydalı olmayabilir.( Doğal kaynakların laneti)
Kaynaklara sahip olan ülkeler değil; bunları işleyebilen, endüstrilerinde kullanabilen ya da bunlardan elde ettikleri kaynakları başka alanlarda yatırıma dönüştürebilen ülkeler gerçek anlamda gelişebilmektedir.

Bu acıdan mesela Türkiye’nin şanssızlığı elinde petrol ya da doğalgaz kaynakları olmaması değil, sahip olduğu doğal kaynakları isleyip yüksek katma değer yaratabilecek bilgi ve teknolojiye sahip olmamasıdır.
 
Bunlara ek olarak doğal kaynaklar bakımından zengin ülkelere uluslararası siyasi ve ekonomik güçlerin müdahalelerini de hesaba katmak lazım. Amerika Ortadoğu ve orta Asya ya buraların halklarını çok sevdiği için karışmıyor. Bağdat’ta patlayan bombaları da bu lanetin bir işareti olarak değerlendirebilirsiniz.
 
Ayrıca ekonomileri petrol, doğal gaz gibi doğal kaynakların ihracıyla ayakta kalan ülkeler büyük diş ticaret fazlası verebilirler. Bu durum ülkenin para biriminin aşırı değerlenmesine yol acar. Bu değerlenme diğer sektörleri, özellikle de imalat sektöründe faaliyet gösteren yerli firmalara olumsuz etkiler.
 
Örnek Soru
Ülkelerin ekonomileri ile doğal kaynakları arasında sıkı bir ilişki vardır.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıdaki açıklamaya örnek olarak gösterilemez?
          A)İsveç’te kâğıt endüstrisinin gelişmiş olması,                 
          B)Japonya'da elektronik sanayinin gelişmiş olması,
          C)Brezilya ekonomisinde kahvenin önemli yer tutması,   
          D)Kanada'da hidroelektrik enerji üretiminin fazla olması,
          E)Azerbaycan ekonomisinde petrol sektörünün payının fazla olması,
 
­İnsan hayatında vazgeçilmez bir yere sahip olan doğal kaynaklar, gelişmiş ülkelerin bugünkü teknolo­ji ve refah düzeyine ulaşmalarında etkin rol oynar. Bu" nedenle doğal kaynaklar, ülkelerin en önemli ekonomik güçleridir. Kalkınma modellerini öncelikle öz kaynaklarına dayandıran ve eksiklerini dış kaynaklarla destekleyebilen, ülkeler, kalkınma sürecini istikrarlı ve güvenli bir şekilde aşabilmiştir.

Doğal Kaynaklar Resimleri

  • 0
    Doğal Kaynaklar 7 ay önce

    Doğal Kaynaklar

Doğal Kaynaklar Sunumları

Doğal Kaynaklar Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Doğal Kaynaklar Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sponsorlu Bağlantılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz